İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İleri Haber


İleri Haber

Muğla’nın Marmaris ilçesi İçmeler Mahallesi Kızılbük’te, 30 yıl önce Hattat Grup tarafından başlanıp iflas sebebiyle yarım kalmış bir otel inşaatını satın alarak “Kızılbük Resort Otel ve Devre mülk” projesi inşaatına devam eden Sinpaş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), Meclis gündemine taşındı.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Kızılbük Resort Otel ve Devre mülk projesindeki hukuksuzluk iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine getirerek, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlanması için soru önergesi verdi.

Sinpaş GYO’nun satın aldığı alanda bulunan inşaata 1988 yılında Hattat Grup tarafından bir otel inşaatı olarak başlandığını söyleyen Kadıgil, “2006 yılında Hatta Grup’un iflası ile duran otel inşaatı, 2009 yılında Sinpaş Holding’e satılmıştır. Sinpaş GYO, 2010 yılında İçmeler Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’ne 1400 lüks konut için ruhsat başvurusu yapmış, imar planında belirtilen hükümler çerçevesinde bu başvuru reddedilmiştir. Ancak proje devre mülk ve termal tesis olarak revize edilmiş, 1.ve 2. etap için 16 Nisan 2021 tarihinde, 3. ve 4. etap için inşaat ruhsatı 27.05.2021 tarihinde alınmıştır. Halbuki proje, 205 otel odası, 1407 devre mülk, alışveriş merkezi, spa, yat limanını kapsamaktadır” dedi.

HALKIN SAHİLE ERİŞİMİ ENGELLENİYOR

Ağustos ayında Muğla Valiliği’nin proje için “ÇED gerekli değildir” kararı verdiğini kaydeden Kadıgil, “Bu karar, tüm ülkede endişe ile takip edilen, yaz aylarında bölgedeki yangının söndürülmesinden 5 gün sonra alınmıştır. MUÇEP (Muğla Çevre Platformu) Muğla Valiliği’nin verdiği ‘ÇED gerekli değildir’ kararı ile ilgili Muğla 3. İdare Mahkemesi’ne 11 Eylül 2021 tarihinde dava açtı. Açılan davanın 30 Aralık 2021 tarihindeki bilirkişi keşfi sırasında inşaatın Milli Parklar sınırını işgal ettiği tespit edilmiştir. Sinpaş GYO, milli parklar arazisine ve halkın karadan erişiminde olması gereken sahile ulaşımı engelleyen biçimde şantiye sahası kapısı koymuştur. 

Bu süreçte davacılardan Marmaris Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesi Halime Şahan hakkında, inşaat sahibi Sinpaş Holding tarafından, 300 bin TL ‘haksız rekabet davası’ açılmıştır.

‘HALK TAHRİBATI TESPİT ETTİ’

30 Aralık tarihli bilirkişi keşfi sırasında, milli park sahasına konulan şantiye kapısı açılmış ve halk da alandaki tahribatı görsel malzeme ile tespit etmiştir. 1 ve 2. etap olarak inşaatı süren denize sıfır devremülk binaları olarak inşa edilen bloklar, 8-9-10 katlı olarak inşa edilmektedir. Kıyıda ve milli parkta süren yıkım hem alandan hem de uydu fotoğraflarından görülmektedir” diye yaşanılan hukuksuz süreci açıkladı.

‘BİLİRKİŞİ KEŞFİ HENÜZ YAPILMIŞKEN PROJE NASIL DEVAM ETMEKTEDİR?’

Bakan Kurum’a soru önergesi veren Kadıgil, şunları ekledi:

“-Muğla Valiliği’nin verdiği ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararına karşı MUÇEP’in ve Marmaris Kent Konseyi’nin açtığı dava devam ediyor ve bilirkişi keşfi henüz yapılmışken, proje nasıl devam etmektedir?

-2010 yılında projenin otel olarak ruhsat talebi reddedilmiş; ancak proje devre mülk ve termal tesis olarak yeniden sunulduğunda ruhsat alınmıştır. Devre mülk ve termal tesisi ruhsatı alınarak otel yapılması yasalara uygun mudur?

SİNPAŞ GYO MİLLİ PARKI DA İŞGAL ETTİ

-Sinpaş GYO’nun söz konusu proje inşaat sahası için Milli Parkı da içine alacak biçimde şantiye kapısı konulmuştur. Milli Park inşaata mı tahsis edilmiştir? Tahsis edilmediyse bilirkişi tespitinin bu doğrultuda olduğu Milli Park işgali hakkında herhangi bir yasal işlem başlatılmış mıdır?

-3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 1. Maddesi’nde yasanın amacı ‘Bu Kanun, deniz, tabii ve suni göl ve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde olan ve devamı niteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek koruma ve toplum yararlanmasına açık, kamu yararına kullanma esaslarını tespit etmek amacıyla düzenlenmiştir.’ şeklinde açıklanır. Muğla Valiliğinin verdiği ‘ÇED gerekli değildir’ kararı, Kıyı Kanunu’nu da tanımamaktadır. Bu doğrultuda Valiliğin verdiği karar yeniden değerlendirilecek midir?

-Yasal kısıtlamaları aşmak için kullanıldığı görünen termal tesis hususunda termal suyun en fazla 18 derece sıcaklığa ulaşabildiği ve bu su kaynağının termal tesis için yeterli olmadığı belirtilmektedir. Termal su kaynağına ilişkin şirket tarafından bir rapor hazırlanmış mıdır? Bu raporun doğruluğu araştırılmış mıdır?”


Apsny News Türkçe

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: