İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“Enflasyon Gelecek Aylarda Daha da Yükselecek”



Makroekonomi uzmanı Tunç Dayıoğlu, ABD’de tüketici fiyatlarının Haziran ayında son 13 yılın en üst seviyesine tırmanmadığını hatırlatarak, enflasyonun önümüzdeki birkaç ay daha beklenenden daha yüksek seviyede seyredebileceğini söyledi.

Amerikan ekonomisindeki gelişmeleri VOA Türkçe’ye değerlendiren Dayıoğlu, “Rakamların yüksek gelmesi bekleniyordu ama beklenenin bile üzerine çıkmış olması birçok ekonomisti ve özellikle de Merkez Bankası’nı biraz şaşırttı. Bunu da zaten Haziran ayında Merkez Bankası toplantıları sonrası açıklamalarında da kendileri de dile getirdiler ve bu seneki enflasyon rakamını yaklaşık 2,5 seviyesinden 3,4 seviyesine çıkacak şekilde revize ettiler. Bunun arkasında birçok sebep var. Bu sebeplerden biri insanların mal bulamamaları. Özellikle mikroçip üretimi konusunda birtakım sıkıntılar var ve bu araba üretimini ciddi derece etkilemiş durumda ve insanlar yeni araba alamadıkları için kullanılmış arabalara doğru yöneldiler ve kullanılmış araba fiyatları birkaç defa ayda yüzde 10 seviyesinde artış gösterdi. Bu ve bunun gibi birtakım geçici olduğunu tahmin ettiğimiz sebeplerden dolayı enflasyonun önümüzdeki birkaç ay içerisinde daha beklenenden daha yüksek seviyede seyretmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Fiyat artışlarının devam etmesi durumunda enflasyona karşı önlem alması için Merkez Bankası’na siyasi baskıların artabileceği yönünde tahminlere katılmadığını ifade eden Dayıoğlu, bunun en önemli sebeplerinden birisinin Maliye Bakanı Janet Yellen’ın Merkez Bankası’nın eski başkanı olması nedeniyle Jerome Powell ile daha uyumlu çalışması olduğunu söyledi. Dayıoğlu, iki ismin ekonomiye ve para yönetimi konusuna aynı şekilde baktıklarını belirtti. ‘’Dolayısıyla herhangi bir şekilde Amerika’daki politikacılardan bir baskı gelecekse bu baskı çok büyük ihtimalle Maliye Bakanı seviyesine kadar gelecek ama Powell’a kadar yansımayacak. Zaten Amerika’nın Merkez Bankası herhalde dünyadaki bütün merkez bankaları içerisinde en bağımsız olarak çalışanlardan bir tanesi ve daha önce Powell, Trump’ın başkanlığı döneminde açıkçası çok ciddi saldırıya uğramıştı. Hatta Trump’ın kendisini direkt, birebir hedefe koyduğu açıklamaları bile olmuştu. Ama o zaman bile açıkçası Merkez Bankası o anki politikalarından ve politikaları belirleyişinden herhangi bir şekilde sapmada bulunmadı. Böyle bir ortamda böyle politik bir baskının herhangi bir şekilde etkileyeceğini ben açıkçası hiç tahmin etmiyorum’’ dedi.

“Kripto paralar uzun vadede önemli bir araç olacak ”

Kripto paraların önümüzdeki seneler içerisinde merkez bankalarının para politikaları uygulamalarındaki en önemli araçlarından bir tanesi olacağıni dile getiren Tunç Dayıoğlu, “Bununla ilgili belki en önemli indikatörlerden bir tanesi Uluslararası Bankalar Birliği diye çevirebileceğimiz BIS’in 2020 senesinde yeni bir komisyon başlatmış olması ve bu başlattıkları komisyonun adı Kripto Finans. Buradaki komitenin amacı kripto paranın daha doğrusu Blockchain denen teknolojinin para politikaları yönetimi konusunda nasıl kullanılabileceği ve şu an piyasada var olan Bitcoin gibi, Dogecoin gibi kripto para birimlerinin nasıl regüle edilmesi ve nasıl ekonomin içine katılması. BIS’in bu konuda yaratmış olduğu komite bence bu konuya ne kadar ciddi baktıklarını gösteriyor. Bunu bir kenara koyarsak bunun uzun vadede kalıcı bir mekanizma olacağını ben kesinlikle tahmin ediyorum” dedi.

Dayıoğlu, “Merkez Bankası’nın piyasaya para sürmesi gerektiği zaman kağıt temin etmesi gerekiyor. Bu kağıda kendi parasıyla ilgili şeyleri basması gerekiyor. Bunun taklit edilmesine karşı takım önlemler alması gerekiyor. Ondan sonra bu parayı piyasaya sürdüğü zaman bu paranın nereye, nasıl kime gittiğini de kontrol etmesi konusunda birtakım sıkıntıları var. Kripto para esasında bütün bu sorunları ortadan kaldırıyor. Bir kere bunu üretmek çok daha kolay olacak. Her ne kadar enerji tüketimi ile ilgili birtakım negatif yorumlar olmuş olsa da ve bu Bitcoin fiyatlarını biraz negatif etkilemiş olsa da esasında cebimizde taşıdığımız herhangi bir banknotu düşündüğünüz zaman onun da arkasında çok ciddi enerji ve diğer tabii kaynaklar var. Ve bütün bu tabii kaynakların masrafını topladığınız zaman hala ben bir Bitcoin üretmenin doğa açısından da daha az zararlı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bunu çok daha çabuk bir şekilde ve istedikleri miktarda üretebildikleri gibi Blockchain teknolojisinden dolayı bu paranın ne zaman, nerede, kim tarafından, ne için kullanıldığını da çok kolay bir şekilde takip etmek de mümkün” diye konuştu.

Tunç Dayıoğlu şöyle devam etti: “Cebinizdeki banknotun bir önce nerde olduğunu, o paranın cüzdanınıza nereden geldiğini bilemiyorsunuz. Ama size gelen para, Bitcoin şeklinde ya da bir kripto para şeklinde geldiği zaman bunun o ana kadar geçmiş olduğu bütün aşamalar orada, içerisindeki kodda gizli olacak. Bu da para politikasını kontrol edebilmek açısından ve istedikleri zaman, istedikleri kadar para yönlendirme açısından çok çok güçlü bir araç. O yüzden uzun vadede ben bunun kesinlikle önemli bir ürün, araç olacağını, belki para politikası açısından önemli bir araç olacağına kesinlikle inanıyorum. Ama bu Bitcoin formatında mı olacak, Çin Merkez Bankası’nın, Amerikan Merkez Bankası’nın kendi ürettikleri başka kripto para birimleri üzerinden mi olacak o kısmının açığa çıkması için önümüzde en az bir sene kadar daha olduğunu tahmin ediyorum.”

“Salgında inşaat sektörü canlandı, ev fiyatları arttı”

Geçtiğimiz 5- 10 sene içerisinde özellikle gençlerin ev sahibi olma konusunda ciddi bir çekimserliği bulunduğunu ancak son zamanlarda bunun son derece ciddi bir şekilde değiştiğini söyleyen Dayıoğlu, geçtiğimiz bir sene içerisinde ev fiyatlarında yaşanan artışın son 10 sene içerisindeki fiyat artışları kadar olduğunu söyledi.

Dayıoğlu, salgın döneminde uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim nedeniyle daha büyük evlere ihtiyaç duyulduğunu, bunun da inşaat sektöründe canlanmaya ve ev fiyatlarında artışa neden oldunu sözlerine ekledi.


Apsny News Türkçe

%d blogcu bunu beğendi: