İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

AKP’li belediye cenaze işleri ihalesini inşaat şirketine verdi


AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, damadı Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinden istifa etmesinin üzerinden 3 ay geçmesinin ardından “CHP ve şürekâsı Berat Albayrak’ı ve onun nezdinde tüm ailemle birlikte şahsımı hedef alan bir kampanya yürütüyor” açıklamasında bulundu.

22-02-2021 15:38

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, damadı ve eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a ilişkin açıklamalarda bulundu.

Partisinin İzmir 7. Olağan İl Kongresi’ne bağlanan Erdoğan, “CHP ve şürekâsı Berat Albayrak’ı ve onun nezdinde tüm ailemle birlikte şahsımı hedef alan bir kampanya yürütüyor. Berat Bey’in ifa ettiği görevlerdeki en büyük talihsizliği ‘damat’ sıfatının, birikimi, gayreti ve başarısının önüne geçirilmiş olmasıdır. Türkiye’nin enerji alanında yaptığı atılımların temelinde Berat Bey’in bakanlığı döneminde geliştirdiği strateji ve hazırlıklar bulunuyor” dedi.

CHP’NİN SORUSUNA YANIT

Erdoğan, CHP’nin “128 milyar dolar rezerv nereye ve kimlere gitti?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Salgınla birlikte uluslararası alanda ortaya çıkan finansal dalgalanmalara karşı tedbir geliştirmesi gerekiyordu. Planlı ve kontrollü döviz işlemleri yapıldı. Bu işlemlerin tamamı piyasa kuralları çerçevesindedir ve hukuka uygundur. Ne dövizin buharlaşması ne haksız kazanç söz konusudur.”

Erdoğan’ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:

“İzmir de, Nevşehir de, Hakkari de bizimdir. Türkiye’nin bu büyük zenginliğini hazmedemeyenler, ülkemizi bölmek için Haçlı Seferleri’nden Sevr’e kadar bizimle uğraşmışlardır. Aynı kirli zihniyet birliğimize, beraberliğimize saldırmayı sürdürüyor. Bu saldırı kimi zaman ordularıyla doğrudan işgal girişimi olarak gerçekleşmiştir. İzmir’in işgali ile başlayan bizi Anadolu’da esir alma, mümkün olursa tasfiye girişimi yine İzmir Körfezi’nde son bulmuştur.

Ordularıyla bu aziz vatanı işgal edemeyeceğini görenler, yeni araçlar devreye sokmuşlardır. Terör bu araçların en kanlısı, en zalimidir. Hakkari terörün acısını en çok çeken illerimizden biridir. İzmir de terör saldırıları sebebiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nden göç eden çok sayıda vatandaşımız yaşıyor. PKK terör örgütünün ahlaksız ve vicdansız yüzünü en iyi onlar bilir.

Terör örgütü yaklaşık 40 yıldır anne karnındaki çocuktan annelere, ninelere, ak sakallı ihtiyarlara kadar herkesi katlediyor. Ey CHP, ey Kılıçdaroğlu Diyarbakır Annelerinin semtine hiç uğradın mı? Onurlu bir duruş sergileyerek terör örgütünü kınamak yerine devleti suçlayanlarda masumların katlinde vebali duruyor, senin de vebalin var. Biz kendi devletinin arkasında dağ gibi duranlarla birlikte yol yürüyoruz.

Biz Cudi’de varız, biz Gabar’da varız, biz Tendürek’te varız, biz Besler Deresi’nde varız. Nerede, hangi inde terörist varsa, o inde biz de varız. Oraları onlara mezar ettik. On binlerle anılan teröristler şimdi yüzlerle anılıyor.

ALBAYRAK YANITI

Son zamanlarda, CHP ve şürekâsı, eski Hazine ve Maliye Bakanım Berat Albayrak’ı ve onun nezdinle tüm ailemle şahsımı hedef alan bir kampanya yürütüyor. Ülkenin ve milletin hayrına en küçük sözlerine ve duruşlarına şahit olmadığımız CHP yöneticilerinin hezeyanlarıyla uğraşmayı zul addettiğimiz için görmezden geldik. Artık bu iş siyaset boyutunu aşıp, temel haklara ve özgürlüklere de ailemize saldırı boyutuna varınca ağızlarının payını vermek üzerimize vacip oldu.

İzmir’in en büyük talihsizliği CHP’nin başındaki zatın bu şehirden milletvekili olmasıdır. Kendisine cevabını bu şehirden vermenin doğru olacağına inanıyorum. İzmirli kardeşlerimiz bu zatın gerçek yüzünü görme imkanına kavuşacaktır.

Geçen hafta grup toplantısı öncesi iki bakanımız kendisine gitti. İçişleri Bakanım ile Savunma Bakanımı gerek CHP, gerekse İYİ Parti Genel Başkanı’na gönderdim. Bu katliamla ilgili kendilerini bilgilendirsinler istedim. Tabi bakanlarım bunu söyleyince ben de CHP’nin başındakini adam zannettim. ‘Haberimiz yok’ diyor ya, asıl kaynağı bakanlarım anlatsın istedim. ‘Belgeleriyle, bilgileriyle hangi soruyu sorarlarsa cevaplayın’ dedim. Bu yapıldığı halde daha sonra Meclis’te maalesef tamimiyle sınır aşan bir yapıyla bu iki arkadaşıma edep dışı her şeyi yaptılar.

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin başında siyasetin kendi mecrasında oraya gelmiş bir genel başkan olarak değil, bir proje olarak bulunmaktadır. Yanındakiler de o projenin diğer başlıklarıdır, yandaşlarıdır. Gara Operasyonu’nun milletimizde yol açtığı öfkeyi PKK’nın üzerinden uzaklaştırmak için akla ziyan yollara başvurması bu tespiti bir daha doğruluyor.

Berat Bey ve şahsımızla ilgili kampanyaya hız verilmesinin amacı budur. Dertlerinin ülke ve millet olmadığının, kafalarındaki senaryoyu, kendilerine verilen misyonu devam ettireceklerini biliyoruz. Milletimize ve İzmir’e olan saygımız gereği ülkemizin ekonomide yaşadığı saldırıları anlatmak istiyorum.

Bu mücadelenin ön safında Berat Bey yer almıştır. En büyük talihsizliği damat sıfatının bu alanlardaki birikimi, gayretinin önüne geçirilmiş olmasıdır. Herhangi bir siyasetçi olarak bu işleri yapsaydı kendisiyle ilgili değerlendirmelerin daha objektif olabileceğini düşünüyorum. Karadeniz’deki doğalgaz keşfini yapan, sondaj gemilerimizin alınmasından madenciliğe kadar ülkemizin pek çok kazanımında Berat Bey’in imzası var. Bunu başardığı için kuduruyorlar, çıldırıyorlar. Şimdi bizim 5 gemimiz var, 6’ncı da geliyor.

Berat Bey döneminde çok faydalı gördüğüm başka projeler de vardır. Bunlardan bazıları; katılım şirketlerinde yeni iş öodellerinin geliştirilmesi ve katılım şirketlerinin faizsiz finansman modellerinin çeşitlendirilmesidir. CHP faizcidir, bunlar IMF’çidir, IMF’nin temsilcileriyle kapalı kapılar arkasında pazarlık yapanlar bunlardır. Biz göreve geldiğimzide Türkiye’nin IMF’ye borcu 23,5 milyar dolar ve biz Mayıs 2013’te IMF’ye borçları ödedik ve sıfırladık. Bay Kemal, ey Faik Öztrak şu anda bizim IMF’ye bir Allah kuruşu borcumuz yok, bitti bu iş. Bize diyorlar ki IMF’den borç alın. O sizin cibiliyetiniz, karakterinizdir. Bizde bu yok.

DÖVİZ REZERVİ SORULARINA YANIT

Bunlar sahtekar. Şu anda Merkez Bankası’nın döviz rezervi sıfırlandı, sıfırın altına düştü. Göreve geldiğimizde 27,5 milyar dolar döviz rezervi vardı. Şimdi, 95 milyar dolar döviz rezervimiz var. Başbakanlığım döneminde bu döviz rezervi 132 milyar dolara kadar çıktı. Ondan sonra bir düşüşle 95’e indik. Biz yine 132’ye de 200’e de çıkarız. Çünkü biz bu işi biliyoruz.

Biz birbirimizle dayanışma halindeyiz, kendi işimizi kendimiz görürüz. Şu anda 95 milyar dolar döviz rezervimiz var. Küresel sağlık krizinin damgasını vurduğu 2020’de hem arz hem talep cephesinde şoklar yaşayan dünya ekonomileri derinden sarsıldı. Berat Bey de hukuk çerçeveisnde bugün itibariyle yargıda hakkını arayacaktır. Aynı şekilde ben de birçok davalar açtım, açtığım her davayı da kazanıyorum.

Biz bunların kendilerini en kritik konularda bilgilendirdimizde ne yaptıklarını da biliyoruz. Kafası karışmış olabilecek vatandaşlarımız için döviz rezervi konusuna açıklık getirmek istiyorum. Salgınla birlikte uluslararası alanda ortaya çıkan finansal dalgalanmalara karşı tedbir geliştirmesi gerekiyordu. Planlı ve kontrollü döviz işlemleri yapıldı. Bu işlemlerin tamamı piyasa kuralları çerçevesindedir ve hukuka uygundur. Ne dövizin buharlaşması ne haksız kazanç söz konusudur. Bu döviz işlemleri sayesinde ülkemiz uluslararası alanda, hedeflerine bağlı kalmayı başardı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin suyunu DSİ kanalıyla biz getirdik. Her ne kadar İzmir bize oy vermiyorsa da biz suyu buraya getireceğiz dedik ve getirdik. Bizim anlayışımız bu. İzmir’den verdiğimiz bu mesajların yerini bulması temennimizdir.

Üretimin durduğu, Kandil’e devletin verdiği paranın gönderildiği, hizmetin olmadığı yerlere bugün de yarın da kayyum atamaya devam edeceğiz.”


Apsny News Türkçe